
Adı: Türkiye Büyülü Hapishanem
Türkçe 256 s.
2. Hamur – Kulakçıklı -- Ciltsiz
İzmir, Ekim 2005, 1. Basım
Yazarı: Yalçın Küçük
Derleyen: Hasip Akgül
Isbn: 975-00387-0-3
Sayfa Sayısı: 256
Barkodu: -
Boyutu: 13,5 x 19,5
Türü: Felsefe, Edebiyat Aforizma,Güncel, Derleme, Deneme ...
Bir filozof olarak Yalçın Küçük ...
Öğrencisi - tayfası Hasip Akgül'ün derlediği sözleriyle Kaptanı Yalçın Hoca'nın yaşamdan damıttığı bilgeliğinin örnekleri... "Yalçın Küçük Üzerine Tezler" adıyla toparlanabilecek kadar esaslı bir çalışmaya konu olacak ölçekte genişliğiyle internetten basının her alanına hakkında yazılanlar, söylenenler... Öğrenme sevinciyle hapisliği de gurbetliği de çeken bir Türkiye sevdalısının öyküsünü kendi sözleri ve başkalarının yazdıkları ışığında okuyacaksınız. Yalçın Küçük'ü tanımak isteyenlere, Yalçın Hoca'yı yeni tanıyanlara özel bir çalışma.
"Kendi halinde "insanlık" olur mu, diğer insanların görüp de teslim etmedikleri bir "insanlık" demek istiyorum ve olması gereklidir. Mutlak ve bağımsız bir "insanlık" dönüşülmelidir; atasözlerini, halk felsefesi cümleleri sayacak olursak, dilimizdeki "insan kıymetini insan bilir" sözüne baktığımızda bunun kolay olmadığını görebiliyoruz. İnsan bilmese de insan olmalıdır ve diğer insanlardan bağımsız bir insanlık olduğuna inanıyorum; bu, yaşama gücümüzdür."
Ben cezaevi sırrını Dostoyevski'de çözdüm; gardiyanlık insan iradesini kırma mesleğidir, diyordu. Tek kelimeyle dâhiyane; dâhi, çok hızlı görebilendir ve bu nedenle bazen görünmeyeni görendir. Hapsetmenin bir tek fonksiyonu var: bireyde istemeyi ortadan kaldırmak. Dün ve bugün, cezaevinin esansı budur ve bu da insanlık dışıdır (...) Şimdi o demir ranzaya bakıyorum, ne kadar çiçekli; her tarafını ve bu arada her tarafımı çiçekle donatmış olduğum anlaşılıyor. Bir tek burun deliklerimde çiçek yok; sanki duvar ve demirin cansızlığından, çiçekle intikam alıyordum. Hep çiçek istiyordum. Herkes çiçek istiyordu. Fakat, Dostoyevski, bir dâhidir ve hapishane, istemeye düşmandır.